- Koşulsuz Sevgi - https://www.kosulsuz-sevgi.com -

EZOOZMİK IZGARA, MADDE NASIL OLUŞUYOR, KUANTUM DÜNYASININ ÖTESİNDE NE VAR

(Yazının altında Türkçe seslendirmeli videosunu izleyebilirsiniz).

Maddi Evrenin çekirdeğinde, spesifik bir “uzamsal çerçeve”, maddi-olmayan yapı vardır – EZOOZMİK IZGARA. Üçüncü boyut dünyasının her sakini bu enerji “yapısını” çok düz bir nesne olarak algılar, tabanının boyutunun 1 / 72’si kadar bir kenar yüksekliği olan düz bir tuğlaya benzer. Başka deyişle, ezoozmik ızgara düz bir geometriye sahiptir. Maddi Evrenin genişleme yeteneği ezoozmik ızgaranın boyutu ile sınırlıdır. 

Dünyanın çeşitli uluslarının kadim kutsal efsanelerinde belirtildiği gibi, ezoozmik ızgaranın dışında ruhsal dünya vardır –  maddi dünya, maddi dünyanın yasaları ve problemleri ile ortak hiçbir şeyi olmayan nitelik olarak farklı bir dünya. 

EZOOZMİK HÜCRE – ezoozmik ızgaranın yapısında temel minimum element. Üçüncü boyutta, yanları ezoozmik zarları temsil eden bir küp şekline sahiptir. Hücrenin ortasında tek bir gerçek, değişmez, sabit Po parçacığı vardır. Spiral şeklinde hareket eden, maddi dünyadaki tüm temel parçacıkları oluşturan fantom Po parçacıkları ezoozmik hücreden geçebilir. 

Ezoozmik hücrede enerjinin ve bilginin kısmi yeniden dağıtılması, gerçek Po parçacığı tarafından enerjinin bir kısmının çıkarılması ve hareket eden fantom Po parçacığından bilginin okunması önemli işlemi vardır ve ayrıca bu süreçte gerçek, sabit Po parçacığının etkisi altında iki fantom Po parçacığının çeşitli çarpışmaları vardır. Tüm bunlar fantom Po parçacıklarından oluşan maddenin gelecekteki gelişimini, dönüşümünü  veya eliminasyonunu belirler. 

Ezoozmik zar eşsiz bir maddi-olmayan yapıdır. Ezoozmik hücrenin uzamsal küpünün “yanlarını” temsil eder.

Daha önce söylediğimiz gibi, her ezoozmik hücrede altı ezoozmik zar vardır. Tüm maddi sisteme hayat veren ana eylem – EZOOZMOZ süreci – ezoozmik zarda, onun ortasında gerçekleşir.

Bu, “boyutların paradoksu olarak adlandırılan şey ile karakterize edilir: üçüncü boyut dünyasında, ezoozmik zar pratik olarak kalınlığa sahip değildir, ama aynı zamanda o gerçekten var olur ve iç uzayı sonsuzdur. 

Septon alanı, sayesinde maddi dünyada tüm temel etkileşimlerin gerçekleştiği ortak evrensel alandır. Septon alanı her olgunun, sürecin, nesnenin ve onların bileşenlerinin özündedir. 

Hem makrokozmosun nesneleri hem de mikrokozmosun nesneleri kendi septon alanlarına sahiptir. Bu, özlerinde onları birleştiren ortak alandır. Gerçek Po parçacığı ve fantom Po parçacığı bu alanın elementlerinden – septonlar- oluşur. 

Septon kelimesi “yedi” anlamına gelen Latince “septem” kelimesinden türemiştir. Bu isim bu yapıdaki elementlerin sayısından dolayı verildi. 

Septon en küçük bölünmez Po parçacığına bile atfedilemez, çünkü o Po parçacığının kendisini yaratan şeydir, ama kendi temel özünde Po parçacığı değildir. Septonun yapısı Allat kuvvetinin ve çevreleyen altı “antipot-yansımalar” – anti-allatların içerilmesinden oluşur – 7 element. Simgesel bir örnek olarak, üçüncü boyut dünyasının bir çok çağrışımlarını hesaba katarak, diyebiliriz ki, bu bir tür mini makinedir, Allat kuvvetini, bütün madde dünyasının var olmasını sağlayan anti-allata dönüştüren mekanizmadır. 

Her maddi nesne kimyasal elementler setinden oluşur. Eğer insandan konuşursak, onun bedeni tüm periyodik tabloyu ve birçok diğer keşfedilmemiş kimyasal elementleri taşır. Ama önemli olan şey, eğer insanın mikrokozmosunu derinlemesine araştırırsak, kimyasal elementlerin sayısının azaldığını ve etkileşimlerinin çok daha karmaşık olduğunu görürüz. Örneğin, eğer bir molekülün büyüklüğü kadar derine gidersek, kimyasal elementlerin sayısının sadece bir kaç taneye kadar azaldığını görebiliriz. Atomun mikrokosmozuna daha ileri dalmakla, kimya ortadan kalkar ve temel parçacıklar seviyesinde kuantum fiziği kalır. 

Temel parçacıklar burada sınır durumunun özelliklerini gösterir: tek ve aynı parçacık belirli koşullar altında madde (parçacık) olabilir ve ayrıca enerji (dalga) olabilir. Bunun yanısıra, bir sayıda gizli şaşırtıcı özellik ortaya çıkar – mesafeye ve enerji aktarımına bakmaksızın parçacıkların etkileşimi. Ama kuantum fiziğinin de sınırlı olduğunu söyleyebiliriz: o, maddenin (parçacık) enerjiye (dalga) dönüştüğü iki dünyanın eşiğinde durur.

Daha ileri dalma ile, kuantum fiziği yok olur ve yepyeni, henüz bilinmeyen dünya başlar – enerjilerin çokboyutlu dünyası ve daha da ilerisi – maddeyi, formu ve hayatın kendisini yaratan bilgi dünyası (yukarıda sözü edilen bilginin en temel yapı taşları).

Birçok temel bilgi yapı taşının yerel bir noktayı, bazı nesneleri temsil eden bir yapı oluşturduğunu varsayın. Bunu bir odanın ortasına koyuyoruz, odada bir çok ayna belirli bir açıda yerleştirilmiş, öyle ki bu aynaların her birinde yansıtılıyor. Böylece, nesne odanın ortasında ve her aynada yansıyor.

Ayrıca, bunu görüyoruz ve bu nedenle, onun hakkındaki bilgi zihinlerimizde var oluyor. Kısaca, nesne hakkındaki bilgi aynı anda bir çok yerde var oluyor. 

Eğer aynalardan birini çıkarırsak, bu nesneyi o yerde gözlemeyiz. Ama aynayı geri getirdiğimiz zaman, o yeniden ortaya çıkar. Bu nedenle, gerçekte, onun hakkındaki bilgi yok olmadı. Sadece nesneyi bilginin tezahürünün belirli koşulları altında görüyoruz, ve koşullar değiştiğinde, artık onu görmüyoruz. Ama, objektif olarak,  bu nesne bilgi açısından o yerde var olmaya devam eder. 

Yansımanın sürekli bir akışı olabilir, bu nedenle bu, bu nesnenin bu odanın her noktasında var olduğu anlamına gelir ve bu arada, sadece odanın her noktasında değil, aynı zamanda onu görüp görmememize bakmaksızın, odanın sınırlarının dışındaki her noktada var olur 

İLKSEL ALLATRA FİZİĞİ

www.allatra.org